23 Şubat 2012 Perşembe

Wearing Bershka Is Not Fashion!

Merhaba, öncelikle bu ilk gerçek postumuz olacak ve bu sebeple biraz da heyecanlıyım şekerler. Aslında size biraz, jane'le ortak amacımız (kendisiyle tanışacaksınız kısa süre içerisinde) hakkında biraz bilgi verecektim, ancak vazcaydım ve dedim ki zaten bu yazı pek çok şeyi anlatacak.

Evet, bloglar alemi, engin bir deniz oldu artık. Ne demişti biri (kim olduğunu unuttum) "information is not knowledge!" işte biz de tam buradan yola çıkarak ve bolca moda(?) blogu gezerek farkettik ki, "wearing bershka is not fashion!"

Biliyorum, uzatmayalım dedim, ancak şimdiden uzadı. Ve başlıyorum.

Sevgili ennstyle, aslında hoş kız. Gideri var yani. Gözler falan maviş. Ancak kendisi, modanın zara - bershka - stradivarius-mango ekseninde döndüğünü düşünenlerden biri. Durun daha neler göreceğiz gerçi, hiç olmazsa en kızımız, gap, ipekyol gibi mağazalardan da haberdar. Ama moda bu mu ? diye sorgulatmıyor değil.

kendisinin ilk kombininde hepimizin zaten dolabında olan renkli uzun mango kazaklarının mavisi baskın


kendisinin ikinci kombini ise, zaradan güllü dallı bir blüz (evet bluz değil blüz, çünkü kendisi hep öyle demeyi tercih ediyor) ve yine her yerde gördüğümüz bu eteklerden. terkos pasajında 10 TL. bi de o arkasındaki metal fermuarlar da bence biraz çirkin duruyor.


Kendisine emeğine sağlık diyor, o insanlara hediye dağıttığı çok güzel altın ve gümüş rengi clutch'lardan bir tane kapamadığımız için çok üzülüyor ve geçiyoruz 2. bir güzeller güzeli blogger'ımıza.

Modamla.com isimli güzide blogu, hemen en'den sonraya koydum ki, enin gerçekten modayla çok içli dışlı olduğunu anlayın diye. Çünkü cidden, giydiği en güzel şey leke jeans bir kot pantolon olan insanlar da, moda blogger'ıyım diye geçinebiliyor. üstelik bu ablamız, sürekli kendini çoğaltıp durabilen bir teknolojiye sahip. ve ben pek yorum yapmıyorum. buyrunuz :)


kürk yelek de maya diye bir mağazadanmış. nerede olduğunu bilen varsa, nolur bir haber etsin. biz de jane'imle gidip alacağız ikişer, üçer.

ve gözde canım benim. gelmişsin 37 yaşında, hala hoplaya zıplaya moda fotoğrafı çekcem, blogger olcam diye tepiniyorsun. sana koca bulmanı, dip boyası yaptırmanı (evet benim de diplerim çıkmış durumda şu an. evet insanlık hali. ancak bizim de bakış açımız tam bu noktada devreye giriyor. moda bloggerı olacaksanız, bir zahmet bir dip boya yaptırın. mahalle kuaföründe 40 teleye fln yapıyorlar sanırım. neyse) ve o tatlı sosis bacaklarınla biraz daha uzun etekler tercih etmeni tavsiye ediyoruz. çünkü olmuyor bu işler, mango boğazlı kazakla.


ve son blogger konuğumuz, lacivert ojeli kız. işte bu kız da tam bir emo, tam bir duygusal tumblr kızı. aslında blogunu genel olarak vasat üstüne yakın olarak değerlendirebiliriz, ancak işte zara, stradivarius ve bershkada gördüğümüz, 19 yaşında ya da 20nin başlarındaki ah o "young & stupid" bir de 34 beden olan kızlardan. ağzını yaya yaya konuşuyor olmasından korkuyorum. bir de böyle bir kızım olmasından ileride.

bugünlük benden bu kadar beybiler. yazımı bitirmeden önce, söylemek istiyorum bir kez daha. hepimiz bershkadan, zaradan, mangodan bir şeyler alıyor ve giyiyoruz. bunları siz alıp da giyince ilham vermiyorsunuz, modacı olmuyorsunuz, ikon değilsiniz. bırakınız. işinize okulunuza konsantre olunuz. ya da azcık, gerçekten bu işi layıkıyla yapan insanlardan ders alınız. misal bakınız: nilerturk kendisi her ne kadar bazen kocaman kürklü paltolar giyme zevksizliğinde bulunsa da, çok şey öğrenilesi, gerçekten ilham alınası biri. üstelik de çok kuuul. siz ifw'de yer kavgası yaparken, o ny moda haftasındaydı bizden söylemesi.

öperim.
missipisi.

Hellö :)

Burada, moda güruhları hep bizimle olacak. Ya da onlara, bizimla deyılsın diyeceğiz. bakalım :)